Edirne / Eylül - September 2010


Güzel bir esnaf kahvaltısıyla Edirne'ye hoşbulduk... Patatesli Börek ve çay...
Started the day with a great breakfast which usually artisans have in the morning before work... Potato Pie and tea...




Meşhur tava ciğer...
Famous fried liver... I strongly advice you to taste it...





Bir Türk'e Köfteci Osman'ı anlatmaya gerek yok herhalde...
Meatballs of Osman is also very famous in Edirne... don't leave before you taste...




Ülkemde gençlerin ve çocukların sokakta satranç oynadığını görmek mutluluk vericiydi...
It was a pleasure to see teens and children playing chess on the street...

 


1569 yılında Kanuni Sultan Süleyman dönemi sadrazamı Hersekli Semiz Ali Paşa'nın talimatıyla Mimar Sinan'a yaptırılan, 300 metre uzunluğundaki Ali Paşa Çarşısı'nda 130 dükkan ve 6 kapı bulunmaktadır. Bugün halk arasında Kapalı Çarşı olarak da anılan çarşı 1992 yılında yanmasının ardından restore edilmiş ve 1997 yılında tekrar kapılarını açmıştır.
In 1569, Sultan Suleiman the Magnificient's grand vizier Semiz Ali Pasha commissioned Mimar Sinan to build this bazaar. It is 300 meters long  and has 130 shops, 6 gates. After a great fire happened in 1992, been restored and opened its doors in 1997.



Selimiye Camii... 1569-1575 yılları arasında Mimar Sinan tarafından Padişah 2. Selim'in isteği üzerine inşa edilmiştir.
Architect Sinan built Selimiye Mosque between years 1569-1575 by the order of Sultan Selim the second.

 

Ayvalık BALIKESİR / Eylül - September 2010


İlginçtir; Ayvalık'a tepesinden baktığınızda hissettiğiniz dinginlik, belki Eylül'ün sonları olduğundan, merkeze indiğinizde kesinlikle değişmiyor... 
Strange but the serenity you feel, when you are looking from the top of the Ayvalik, doesn't change even when you get in the center... Probably, late September was the reason..




Hamidiye Camii 19. yüzyılda 2. Abdülhamit tarafından yaptırılmış...
Hamidiye Mosque was  built in the 19th century by Sultan Abdulhamid the 2nd...



Sahilden biraz uzaklaşıp tepeye çıktığınızda tepenin ardında göreceğiniz, anladığım kadarıyla Ayvalık'ın yerlilerinin yaşadığı, köyün dar sokakları arasında keyifle kaybolabilirsiniz. Araçla bir hayli zordu. Yürümeyi ya da motorsikleti tavsiye edebilirim 
You can get lost with pleasure at the narrow streets of the village, which is located behind the hill, where the natives of Ayvalık live. Prefer  to walk or use a scooter, driving car was very hard.





 

   




Ayvalık'ta gezerken sık göreceğiniz eski zeytinyağı fabrikası bacalarından biri... Ayvalık'a gidip de dillere destan zeytinyağından almadan dönmek olmaz...
Chimney of an old olive oil factory... Don't forget to buy Ayvalık's famous olive oil...
 

Saatli Camii Ayvalık'ın merkezinde Fevzipaşa mahallesinde bulunuyor. 1870 yılında kilise olarak inşa edilmiş, 1928'de camiye çevrilmiş. İçindeki saatler nedeniyle bu ad verilmiş.
"The Mosque with the Clocks" was first built in 1870 as a church. Turned into a mosque in 1928. Because of the clocks inside its been called "Saatli Camii".


 




Eğer akşamüstü giderim sakızlı kurabiyemi afiyetle yerim diyorsanız, avucunuzu yalarsınız... Zira İmren Pastanesi'nin meşhur lor tatlısı  ve sakızlı kurabiyesi kalmıyor. Yanlış hatırlamıyorsam ikindi vaktine doğru bütün tepsiler süpürülmüştü. Neyse ki hemen sırasında Güler Tatlıhanesi var. Biraz önce İmren Pastanesi'ni süpüren Midillililer içeriye doluşurken, ben, mekan sahibinin tavsiyesi üzerine peyaz peynirli baklavasını tadarken mest olmakla meşguldüm. Ve tabii ki sakızlı kurabiye ve enfes limonata...
Don't be late for the famous "Sakizli Kurabiye" and "Lor Tatlisi" of Imren. You may not find a piece at the noon. So you can just visit the Guler Tatlihanesi which is fifty steps away. I was tasting the baklava with white cheese, which the owner adviced me to taste,while the crowded tourist group from Lesvos, who gobbled up the Imren few minutes ago, were entering the shop. I found baklava with white cheese marvelous. Surely the cookie "Sakizli Kurabiye" and "Lemonade" were as great as can be.


Eğer benim gibi zeytinyağlı bağımlısıysanız Kepçe'de kendinizden geçebilirsiniz.
If you are addicted to food made with olive oil like me, you'll surely pass out at Kepce.











Ayvalık Belediye binası...
building of Municipality of Ayvalik...



Ayvalık'ın merkezi...
Center of Ayvalik...



Şehir Kulübü'nde denizin üstünde balıkları seyrederek yediğim akşam yemeği enfesti, hesap da beklediğimden fazla değildi. Meze, ana yemek, ve tatlıya yanlış hatırlamıyorsam 37 TL gibi rakam ödedim. Alkol almayınca hesap çok kabarmıyor. Şehir Kulübü, nam-ı diğer Yörük Mehmet'in Yeri, merkezde Ayvalık Belediyesi'nin hemen arkasında... 
The dinner I had at the Şehir Kulübü was very delicious and bill wasn't more than I've expected. As I can remember for starter, main course and desert I paid 37  TL. I guess if you don't drink alcoholic beverage the bill won't surprise you. Şehir Kulübü is also known as Yörük Mehmet'in Yeri, is at the center and it's just behind the Ayvalık Municipality.







Konakladığım, 500 yıllık geçmişiyle ve aslına uygun restore edilmesi nedeniyle bir zaman tünelini andıran Bonjour Pansiyon'la sahibesi Hatice Arga hanımefendi ve eşi Yalçın beyefendi mekanı restore ederken çok uğraşmışlar... kendilerinin ve sevgili Duygu Uğuz'un misafiperverliğini unutmayacağım.
The Bonjour Pension which I spent three nights, was a well restored 500 years old historical building. The owners of the pension, Hatice & Yalçın Arga said they worked a lot not to change the origin of the building... It's kinda time machine... and special thanks to their and Mrs. Duygu Uguz's hospitality...






Bonjour Pansiyon'da kahvaltı...
Breakfast at the Bonjour Pension...


Tostçular Çarşısı'nı ziyaret etmeden dönmezsiniz herhalde...
Don't forget to visit the street of toasted sandwich sellers to taste the famous toast of Ayvalik "Ayvalık Tostu"... I strongly advice...


Cunda'ya eminim gidersiniz, sahilde dondurmalı peynir tatlısını görürseniz affetmeyin...
Visit Cunda Island and taste the famous cheese desert "Peynir Tatlisi" with ice cream at the sea side...


Gece yatıya gelen minik ziyaretçi... Ege'de Köygöçüren derler... ve maalesef Cunda'da deniz...
Little visitor... called as Köygöçüren at Aegean region... unfortunately sea pollution at Cunda...

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...